طلع (TlE) Kökü — Kuran'da Anlamı ve Ayetler | Akıl Kuran
طلع (TaLamAyn) kökü: Yükselmek, yukarı çıkmak, öğrenmek, yaklaşmak, birine doğru gelmek, başlamak, tırmanmak, ulaşmak, filizlenmek, fark etmek, bakmak, aramak, ...
Anlam: Yükselmek, yukarı çıkmak, öğrenmek, yaklaşmak, birine doğru gelmek, başlamak, tırmanmak, ulaşmak, filizlenmek, fark etmek, bakmak, aramak, incelemek, açığa çıkarmak, açıklamak, görünmek, bilgilendirmek, meydana gelmek, düşünmek, bilmek. tal'un - hurma ağacının çiçeklerini saran kın veya kılıf, ayrıca meyvenin ilk göründüğü hali, meyve, sıralı hurmalar. tuluu - yükseliş. matla'un - güneşin doğuş alacakaranlığı. atla'a (fiil 4) - birine açık etmek, anlamasını sağlamak. ittala'a, itta'ala'a için (fiil 8) - yukarı çıkmak, nüfuz etmek. attala'a, a'attala'a için - nüfuz etti mi (burada soru hamzasından sonra birleşme hamzası waslah çıkarılmış). • Kuran'da 19 ayette geçer. • Ali İmran 3:179 — Allah, tayyib1 olanı habis2 olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten3 haberdar e... • Maide 5:13 — Anlaşmalarını bozmalarından dolayı onlara lanet ettik ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeleri bağlamlarından kopararak çarpıtıyorlar, öğütle... • Enam 6:99 — O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın daneler, hurmaların tomur... • Kehf 18:17 — Onlar, mağaranın geniş bir dehlizinde bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaralarından sağa tarafa yöneldiğini, battığı zaman da sol ta... • Kehf 18:18 — Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. Ve biz onları sağ yanlarına ve sol yanlarına çeviririz. Köpekleri de avluda ön ayaklarını... • Kehf 18:90 — Nihayet Güneş'in doğduğu yere vardığı zaman, onu, kendilerini Güneş'e karşı koruyacak bir örtü yapmadığımız bir halkın üzerine doğarken buld... • Meryem 19:78 — O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı? • Taha 20:130 — O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabb'ini, Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce ve gecenin bir kısmında ve gündüzün taraflarında... • Şuara 26:148 — "Ekinliklerde ve salkımlı hurmalıklarda." • Kasas 28:38 — Firavun: "Ey halkımın meleleri!1 Ben, sizin için benden başka ilah bilmiyorum.2 Ey Haman, benim için çamur üzerine hemen bir ateş yak;3 bana... • Saffat 37:54 — "Siz yakından bilenler misiniz?" derdi. • Saffat 37:55 — Derken yakından tanık oldu. Onu Cehennem'in ortasında gördü. • Saffat 37:65 — Tomurcukları şeytanların başları1 gibidir. • Mümin 40:37 — "Göklerin sebeplerine. Böylece Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum." dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığ... • Kaf 50:10 — Ve salkımları üst üste yığılmış, uzun hurma ağaçları. • Kaf 50:39 — Onların söyledikleri şeylere sabret. Güneş'in doğmasından önce ve batmasından önce Rabb'ini hamd1 ile tesbih2 et. • Kadir 97:5 — O, fecrin ağarmasına1 kadar selamdır.2 • Hümeze 104:7 — Yüreklere işleyen bir ateş.
Akıl Kuran Forumu | Ana Sayfa