Hud Suresi 19. Ayet Meali
O kimseler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Ve o yolu eğri göstermeye çalışırlar. Ve onlar, ahiret hayatını yok sayarlar.
Hud 11:19
اَلَّذ۪ينَ يَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجاًۜ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ كَافِرُونَ • Ellezine yasuddune an sebilillahi ve yebguneha iveca, ve hum bil ahıreti hum kafirun. • Meal: O kimseler, Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Ve o yolu eğri göstermeye çalışırlar. Ve onlar, ahiret hayatını yok sayarlar. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine onlar · يَصُدُّونَ yesuddune alıkoyar · عَن an · سَبِيلِ sebili yolundan · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَيَبْغُونَهَا ve yebguneha ve onda ararlar · عِوَجًۭا ivecen çarpıklık · وَهُم vehum ve onlar (ararlar) · بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ahirati ahireti · هُمْ hum onlar · كَـٰفِرُونَ kafirune inkar edenlerdir • صدد (Sdd) kökü: Uzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • عوج (Ewj) kökü: Eğri, eğrilik, bükülmüş, düzensiz, çarpık, sarmak, huysuz olmak, sapmak, kenara çekilmek, samimiyetsizlik, zor • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Hud suresi 123 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).