Akıl Kuran (akilkuran.com)

Rad Suresi 38. Ayet Meali

Ant olsun ki senden önce de Resuller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Bir Resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet getirmesi mümkün değildir. Her ecelin bir kitabı vardır.

Rad 13:38 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ant olsun ki senden önce de Resuller gönderdik.
Rad 13:38
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلاً مِنْ قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ اَزْوَاجاً وَذُرِّيَّةًۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ لِكُلِّ اَجَلٍ كِتَابٌ • Ve lekad erselna rusulen min kablike ve cealna lehum ezvacen ve zurriyyeh, ve ma kane li resulin en ye'tiye bi ayetin illa bi iznillah, li kulli ecelin kitab. • Meal: Ant olsun ki senden önce de Resuller gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Bir Resul için Allah'ın izni olmadan bir ayet[1] getirmesi mümkün değildir. Her ecelin[2] bir kitabı[3] vardır. • Dipnot 1: Mucize, kanıt. • Dipnot 2: Belirtilmiş yasa. Kitabın kelime anlamlarından biri de yasadır. • Dipnot 3: Belirlenmiş süre, bekleme süresi. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · أَرْسَلْنَا erselna biz gönderdik · رُسُلًۭا rusulen elçiler · مِّن min · قَبْلِكَ kablike senden önce · وَجَعَلْنَا ve cealna ve verdik · لَهُمْ lehum onlara · أَزْوَٰجًۭا ezvacen eşler · وَذُرِّيَّةًۭ ۚ ve zurriyyeten ve çocuklar · وَمَا ve ma değildir · كَانَ kane mümkün · لِرَسُولٍ lirasulin hiçbir elçinin · أَن en · يَأْتِىَ ye'tiye getirmesi · بِـَٔايَةٍ biayetin bir ayet · إِلَّا illa olmadan · بِإِذْنِ biizni izni · ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın · لِكُلِّ likulli her · أَجَلٍۢ ecelin sürenin · كِتَابٌۭ kitabun bir yazısı (vardır) • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • زوج (zwj) kökü: Birleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca • ذرر (prr) kökü: Saçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • اذن (Apn) kökü: kulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • اجل (Ajl) kökü: Belirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesi • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • Rad suresi 43 ayettir; bu 38. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).