Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 39. Ayet Meali

Karşı çıktıkları şeyin onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.

Nahl 16:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Karşı çıktıkları şeyin onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltilecekl…
Nahl 16:39
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذ۪ي يَخْتَلِفُونَ ف۪يهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِب۪ينَ • Li yubeyyine lehumullezi yahtelifune fihi ve li ya'lemellezine keferu ennehum kanu kazibin. • Meal: Karşı çıktıkları şeyin[1] onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir. • Dipnot 1: Yeniden diriltilme olayı. • Kelime kelime: لِيُبَيِّنَ liyubeyyine açıklasın (diye) · لَهُمُ lehumu onlara · ٱلَّذِى llezi · يَخْتَلِفُونَ yehtelifune ihtilaf ettiklerini · فِيهِ fihi hakkında · وَلِيَعْلَمَ veliyea'leme ve bilsinler (diye) · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) · أَنَّهُمْ ennehum onların · كَانُوا۟ kanu olduklarını · كَـٰذِبِينَ kazibine yalancılar • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • خلف (xlf) kökü: Takip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • Nahl suresi 128 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).