Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nahl Suresi 87. Ayet Meali

O Gün, Allah'a teslim olurlar. Uydurdukları şeyler, yüzüstü bırakarak onlardan uzaklaşırlar.

Nahl 16:87 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O Gün, Allah'a teslim olurlar.
Nahl 16:87
وَاَلْقَوْا اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ • Ve elkav ilallahi yevme izinis seleme ve dalle anhum ma kanu yefterun. • Meal: O Gün, Allah'a teslim olurlar. Uydurdukları şeyler, yüzüstü bırakarak onlardan uzaklaşırlar. • Kelime kelime: وَأَلْقَوْا۟ ve elkav ve olurlar · إِلَى ila · ٱللَّهِ llahi Allah'a · يَوْمَئِذٍ yevmeizin o gün · ٱلسَّلَمَ ۖ s-seleme teslim · وَضَلَّ ve delle ve sapıp gider · عَنْهُم anhum kendilerinden · مَّا ma şeyler · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَفْتَرُونَ yefterune uyduruyor(lar) • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • فري (fry) kökü: Kesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak. • Nahl suresi 128 ayettir; bu 87. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).