Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 183. Ayet Meali

Ey İman Edenler! Sizden öncekilere yazıldığı gibi, siyam size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.

Bakara 2:183 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İman Edenler!
Bakara 2:183
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ • Ya eyyuhellezine amenu kutibe aleykumus sıyamu kema kutibe alellezine min kablikum leallekum tettekun. • Meal: Ey İman Edenler! Sizden öncekilere yazıldığı[1] gibi, siyam[2] size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz. • Dipnot 1: Gerekli görüldüğü. Zorunlu/farz kılındığı. • Dipnot 2: Oruç. Oruç tutmak. Siyamın kök anlamı (S-V-M)'dır. Savm, bir şeyden kesin olarak sakınmak, korunmak demektir; dinginlik, hayvanın hasta hali, halsizlik, rüzgarın esmeyişi, durgunluk, konuşmamak anlamlarına gelen savm kelimesi; kavramsal olarak, gün boyunca yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden uzak durmak anlamına gelmektedir. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu iman eden · كُتِبَ kutibe yazıldı · عَلَيْكُمُ aleykumu sizin üzerinize de · ٱلصِّيَامُ s-siyamu siyam · كَمَا kema gibi · كُتِبَ kutibe yazıldığı · عَلَى ala üzerine · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · مِن min · قَبْلِكُمْ kablikum sizden önceki(ler) · لَعَلَّكُمْ leallekum umulur ki siz · تَتَّقُونَ tettekune korunursunuz • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • صوم (Swm) kökü: Oruç tutmak, aç durmak, perhiz yapmak, yememek içmemek, kendini tutmak, susmak • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 183. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).