Akıl Kuran (akilkuran.com)

Bakara Suresi 272. Ayet Meali

Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz.

Bakara 2:272 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onları hidayete iletmek sana düşmez.
Bakara 2:272
لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ • Leyse aleyke hudahum ve lakinnallahe yehdi men yeşau, ve ma tunfiku min hayrin fe li enfusikum, ve ma tunfikune illebtigae vechillah, ve ma tunfiku min hayrin yuveffe ileykum ve entum la tuzlemun. • Meal: Onları hidayete iletmek sana düşmez. Allah, hak edeni[1] doğru yola iletir. Hayır olarak her ne infak[2] ederseniz, kendiniz içindir. Zaten siz, ancak Allah'ı hoşnut etmek için infak yaparsınız. Yapacağınız her hayrın karşılığı size tam olarak verilir ve size asla haksızlık yapılmaz. • Dipnot 1: Bkz. 2:142. ayetin dipnotu. • Dipnot 2: Karşılıksız olarak yapılan yardım, bağış. • Kelime kelime: لَّيْسَ leyse değildir · عَلَيْكَ aleyke senin üzerine · هُدَىٰهُمْ hudahum onları hidayet etmek · وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat · ٱللَّهَ llahe Allah'tır · يَهْدِى yehdi doğru yola ileten · مَن men kimseyi · يَشَآءُ ۗ yeşa'u dilediği · وَمَا ve ma · تُنفِقُوا۟ tunfiku verdiğiniz · مِنْ min her · خَيْرٍۢ hayrin hayır · فَلِأَنفُسِكُمْ ۚ felienfusikum kendiniz içindir · وَمَا ve ma · تُنفِقُونَ tunfikune infak edemezsiniz · إِلَّا illa dışında · ٱبْتِغَآءَ btiga'e kazanmak için · وَجْهِ vechi (yüzü) rızasını · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın · وَمَا ve ma ve ne · تُنفِقُوا۟ tunfiku verseniz · مِنْ min -dan · خَيْرٍۢ hayrin hayır- · يُوَفَّ yuveffe tastamam verilir · إِلَيْكُمْ ileykum size · وَأَنتُمْ ve entum ve siz · لَا la asla · تُظْلَمُونَ tuzlemune zulmedilmezsiniz • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • بغي (bgy) kökü: Azgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramak • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • وفي (wfy) kökü: Sona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Bakara suresi 286 ayettir; bu 272. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).