Melekler de: "Sen subhansın. Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler.
Bakara 2:32قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ • Kalu subhaneke la ilme lena illa ma allemtena inneke entel alimul hakim. • Meal: Melekler de: "Sen subhansın.[1] Bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Sen her şeyi gerçeği ile bilensin." dediler. • Dipnot 1: Sen bütün kusur ve eksiklikten uzaksın. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · سُبْحَـٰنَكَ subhaneke Seni tesbih ederiz · لَا la yoktur · عِلْمَ ilme bilgimiz · لَنَآ lena bizim · إِلَّا illa başka · مَا ma şeyden · عَلَّمْتَنَآ ۖ allemtena bize öğrettiğin · إِنَّكَ inneke şüphesiz sen · أَنتَ ente sen · ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilensin · ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hakim olansın • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Bakara suresi 286 ayettir; bu 32. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).