Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."
Taha 20:105وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفاًۙ • Ve yes'eluneke anil cibali fe kul yensifuha rabbi nesfa. • Meal: Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak." • Kelime kelime: وَيَسْـَٔلُونَكَ ve yeseluneke ve sana soruyorlar · عَنِ ani -dan · ٱلْجِبَالِ l-cibali dağlar- · فَقُلْ fekul de ki · يَنسِفُهَا yensifuha onları savuracak · رَبِّى rabbi Rabbim · نَسْفًۭا nesfen ufalayıp • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • جبل (jbl) kökü: Dağ, çok miktarda toplamak, yaratılış, hamur yoğurmak, doğa, huy, mizaç, karakter, fıtrat, kalın ve sert olmak, cimri olmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نسف (nsf) kökü: Kökünden sökmek, toza indirgemek, dağıtmak, yere atmak, yok etmek, parçalamak, ezmek, parçalara ayrılarak savrulmak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • Taha suresi 135 ayettir; bu 105. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).