Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.
Taha 20:62فَتَنَازَعُٓوا اَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰى • Fe tenazeu emrehum beynehum ve eserrun necva. • Meal: Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar. • Kelime kelime: فَتَنَـٰزَعُوٓا۟ fetenazeu sonra tartıştılar · أَمْرَهُم emrahum işlerini · بَيْنَهُمْ beynehum kendi aralarında · وَأَسَرُّوا۟ ve eserru ve gizlice · ٱلنَّجْوَىٰ n-necva konuştular • نزع (nzE) kökü: Çekmek, almak, koparmak, çıkarmak, kapıp götürmek, kaldırmak, soymak, koparmak, çıkarmak, geri çekmek, sertçe çekmek, görevini yerine getirmek, özlem duymak, üst düzey yetkilileri görevden almak, benzemek, güçlü bir… • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • سرر (srr) kökü: Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • Taha suresi 135 ayettir; bu 62. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).