Akıl Kuran (akilkuran.com)

Taha Suresi 85. Ayet Meali

Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı."

Taha 20:85 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah: "Biz, halkını sınadık.
Taha 20:85
قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ • Kale fe inna kad fetenna kavmeke min ba'dike ve edallehumus samiriyy. • Meal: Allah: "Biz, halkını sınadık. Senden sonra Samiri onları saptırdı." • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · فَإِنَّا feinna ama biz · قَدْ kad muhakkak · فَتَنَّا fetenna sınadık · قَوْمَكَ kavmeke kavmini · مِنۢ min · بَعْدِكَ bea'dike senden sonra · وَأَضَلَّهُمُ ve edellehumu ve onları saptırdı · ٱلسَّامِرِىُّ s-samiriyyu Samiri • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • فتن (ftn) kökü: Denemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • سمر (smr) kökü: Gece sohbeti yapmak, gece uykusuz kalmak, gece eğlenmek, kahverengi olmak, esmer olmak, çivi çakmak • Taha suresi 135 ayettir; bu 85. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).