Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enbiya Suresi 31. Ayet Meali

Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik. Orada yol bulmaları için geçitler yaptık.

Enbiya 21:31 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik.
Enbiya 21:31
وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجاً سُبُلاً لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ • Ve cealna fil ardı revasiye en temide bihim ve cealna fiha ficacen subulen leallehum yehtedun. • Meal: Ve Biz, onları sarsmasın diye yeryüzüne ağır baskılar yerleştirdik. Orada yol bulmaları için geçitler yaptık. • Kelime kelime: وَجَعَلْنَا ve cealna ve yarattık · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde · رَوَٰسِىَ ravasiye yüksek dağlar · أَن en diye · تَمِيدَ temide sarsar · بِهِمْ bihim onları · وَجَعَلْنَا ve cealna ve açtık · فِيهَا fiha orada · فِجَاجًۭا ficacen geniş · سُبُلًۭا subulen yollar · لَّعَلَّهُمْ leallehum umulur ki · يَهْتَدُونَ yehtedune yollarını bulurlar • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • رسو (rsw) kökü: Demir atmak, demirlemek, sabit olmak, sabitlenmek, sağlam durmak, kararlı olmak, yerleşmek, durmak, yanaşmak, limana varmak • ميد (myd) kökü: Sarsılmak, hareket ettirilmek, çalkalanmak, yayılmak, yemek vermek. Hareket halinde veya karışıklık içinde olmak/olmaktı. Çalkalandı/Heyecanlandı: şiddetli hareket veya karışıklık halinde; veya şiddetle çalkalandı… • فجج (fjj) kökü: Geniş aralıklı, bir şeyi geniş açmak, geniş açmak, iki şey arasında aralık/boşluk bırakmak, iki dağ arasındaki geniş yol, çukur yol, geniş ve göze çarpan yol, açıklık/ara boşluk, düzensiz/çok konuşma/gevezelik, vadi… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Enbiya suresi 112 ayettir; bu 31. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).