Onu apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, hak edene doğru yolu gösterir.
Hac 22:16وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ • Ve kezalike enzelnahu ayatin beyyinatin ve ennallahe yehdi men yurid. • Meal: Onu apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, hak edene[1] doğru yolu gösterir. • Dipnot 1: Bkz. 16:93. ayetin 3. dipnotu. • Kelime kelime: وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve işte böyle · أَنزَلْنَـٰهُ enzelnahu biz O'nu indirdik · ءَايَـٰتٍۭ ayatin ayetler olarak · بَيِّنَـٰتٍۢ beyyinatin açık açık · وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · يَهْدِى yehdi doğru yola iletir · مَن men kimseyi · يُرِيدُ yuridu dilediği • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • رود (rwd) kökü: aramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak… • Hac suresi 78 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).