Onlar; Allah'ın yanı sıra O'nun kendileri hakkında bir sultan indirmediği ve hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere kulluk ediyorlar. Zalimler için hiçbir yardım edici yoktur.
Hac 22:71وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَاناً وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ • Ve ya'budune min dunillahi ma lem yunezzil bihi sultanen ve ma leyse lehum bihi ılm, ve ma liz zalimine min nasir. • Meal: Onlar; Allah'ın yanı sıra O'nun kendileri hakkında bir sultan[1] indirmediği ve hakkında bilgi sahibi olmadıkları şeylere kulluk ediyorlar. Zalimler için hiçbir yardım edici yoktur. • Dipnot 1: Yetki belgesi, görev pusulası demektir. • Kelime kelime: وَيَعْبُدُونَ ve yea'budune ve tapıyorlar · مِن min şeylere · دُونِ duni dışında · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · مَا ma · لَمْ lem · يُنَزِّلْ yunezzil indirmemiştir · بِهِۦ bihi onlara · سُلْطَـٰنًۭا sultanen hiçbir delil · وَمَا ve ma ve · لَيْسَ leyse yoktur · لَهُم lehum kendilerinin · بِهِۦ bihi onun hakkında · عِلْمٌۭ ۗ ilmun bir bilgileri · وَمَا ve ma ve yoktur · لِلظَّـٰلِمِينَ lizzalimine o zalimlerin · مِن min hiçbir · نَّصِيرٍۢ nesirin yardımcısı • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سلط (slT) kökü: Hüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmak • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Hac suresi 78 ayettir; bu 71. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).