Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nur Suresi 12. Ayet Meali

Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan ile "Bu apaçık iftiradır." demeleri gerekmez miydi?

Nur 24:12 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan ile "Bu apaçık iftiradır." demeleri g…
Nur 24:12
لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْراًۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ • Lev la iz semi'tumuhu zannel mu'minune vel mu'minatu bi enfusihim hayran ve kalu haza ifkun mubin. • Meal: Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan[1] ile "Bu apaçık iftiradır." demeleri gerekmez miydi? • Dipnot 1: İyi niyet göstererek. • Kelime kelime: لَّوْلَآ levla gerekmez miydi? · إِذْ iz zaman · سَمِعْتُمُوهُ semia'tumuhu onu işittiğiniz · ظَنَّ zenne zanda bulunup · ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune inanan erkeklerin · وَٱلْمُؤْمِنَـٰتُ velmu'minatu ve inanan kadınların · بِأَنفُسِهِمْ bienfusihim kendiliklerinden · خَيْرًۭا hayran güzel · وَقَالُوا۟ ve kalu ve demeleri · هَـٰذَآ haza bu · إِفْكٌۭ ifkun bir iftiradır · مُّبِينٌۭ mubinun apaçık • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • ظنن (Znn) kökü: Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • افك (Afk) kökü: Durumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak. • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Nur suresi 64 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).