Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
Furkan 25:51وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يراًۘ • Ve lev şi'na le beasna fi kulli karyetin nezira. • Meal: Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık. • Kelime kelime: وَلَوْ velev ve eğer · شِئْنَا şi'na biz dileseydik · لَبَعَثْنَا lebeasna gönderirdik · فِى fi · كُلِّ kulli her · قَرْيَةٍۢ karyetin kente · نَّذِيرًۭا neziran bir uyarıcı • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • نذر (npr) kökü: adamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. • Furkan suresi 77 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).