De ki: "Yaptığım çağrı için; sizden, Rabb'inizin yolunu seçmenizi istemekten başka bir ücret istemiyorum."
Furkan 25:57قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اَنْ يَتَّخِذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلاً • Kul ma es'elukum aleyhi min ecrin illa men şae en yettehıze ila rabbihi sebila. • Meal: De ki: "Yaptığım çağrı için; sizden, Rabb'inizin yolunu seçmenizi istemekten başka bir ücret istemiyorum."[1] • Dipnot 1: Hiçbir Nebi, dini geçim kaynağı yapmadı. Nebi'nin yolunu izlediklerini iddia edenler, bu iddialarında samimi iseler; din üzerinden para kazanmaktan, dini geçim kaynağı yapmaktan vazgeçsinler. Özellikle, Kur'an'ı ticarete konu edenler, bu uyarıyı dikkate almalıdırlar. Kur'an'ı geçim kaynağı yapanlar, Allah'a değil geçimlerine kulluk ediyorlar demektir. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · مَآ ma · أَسْـَٔلُكُمْ eselukum istemiyorum · عَلَيْهِ aleyhi sizden · مِنْ min hiçbir · أَجْرٍ ecrin ücret · إِلَّا illa dışında · مَن men · شَآءَ şa'e istemeniz · أَن en · يَتَّخِذَ yettehize tutmak · إِلَىٰ ila varan · رَبِّهِۦ rabbihi Rabbine · سَبِيلًۭا sebilen yolu • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • Furkan suresi 77 ayettir; bu 57. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).