İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.
Şuara 26:75قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ • Kale e fe raeytum ma kuntum ta'budun. • Meal: İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · أَفَرَءَيْتُم eferaeytum gördünüz mü? · مَّا ma neye · كُنتُمْ kuntum · تَعْبُدُونَ tea'budune tapıyorsunuz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • Şuara suresi 227 ayettir; bu 75. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).