Akıl Kuran (akilkuran.com)

Neml Suresi 39. Ayet Meali

Cinnlerden bir ifrit: "Sen makamından kalkmadan önce onu sana getiririm. Bunu gerçekleştirebileceğimden eminim." dedi.

Neml 27:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Cinnlerden bir ifrit: "Sen makamından kalkmadan önce onu sana getiririm.
Neml 27:39
قَالَ عِفْر۪يتٌ مِنَ الْجِنِّ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ تَقُومَ مِنْ مَقَامِكَۚ وَاِنّ۪ي عَلَيْهِ لَقَوِيٌّ اَم۪ينٌ • Kale ıfritun minel cinni ene atike bihi kable en tekume min makamik ve inni aleyhi le kaviyyun emin. • Meal: Cinnlerden[1] bir ifrit[2]: "Sen makamından kalkmadan önce onu sana getiririm. Bunu gerçekleştirebileceğimden eminim." dedi. • Dipnot 1: Bu cinn, "Kitaptan yanında bir bilgi bulunan kimse"dir (Bkz. 27:40). Bu "kimse"nin mahiyeti hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Mucizelere inanmayanlar, başka türlü tevil etseler de doğa üstü, olağan üstü diğer bir ifade ile mucize olarak tanımlanabilecek bu olay, Allah'ın dilemesiyle bizatihi gerçekleşmiş bir olaydır. • Dipnot 2: İfrit, özel bir isim olmayıp, becerikli ve güçlü anlamında niteliktir. Cinnler ve İnsanlar için kullanılır. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi ki · عِفْرِيتٌۭ ifritun bir ifrit · مِّنَ mine -den · ٱلْجِنِّ l-cinni cinler- · أَنَا۠ ena ben · ءَاتِيكَ atike sana getiririm · بِهِۦ bihi onu · قَبْلَ kable önce · أَن en · تَقُومَ tekume sen kalkmadan · مِن min -dan · مَّقَامِكَ ۖ mekamike makamın- · وَإِنِّى ve inni gerçekten benim · عَلَيْهِ aleyhi buna · لَقَوِىٌّ lekaviyyun gücüm yeter · أَمِينٌۭ eminun bana güvenilir • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عفر (Efr) kökü: Toprakta yuvarlanmak, tozda saklanmak, tozda yuvarlanmak, toza bulamak, kızartmak. İfrun ve afirun - kötü, yaramaz. Afarun - yağsız haşlanmış buğday. Ufratun - sıcaklığın şiddeti. İfrit (çoğulu afarit) - kurnaz… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • قوي (qwy) kökü: Güçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Neml suresi 93 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).