Akıl Kuran (akilkuran.com)

Neml Suresi 83. Ayet Meali

O gün bütün toplumlardan, ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde toplayacağız. Artık onlar sımsıkı tutuklanıp sevk edilirler.

Neml 27:83 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O gün bütün toplumlardan, ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde toplayacağız.
Neml 27:83
وَيَوْمَ نَحْشُرُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ فَوْجاً مِمَّنْ يُكَذِّبُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ يُوزَعُونَ • Ve yevme nahşuru min kulli ummetin fevcen mimmen yukezzibu bi ayatina fe hum yuzeun. • Meal: O gün bütün toplumlardan, ayetlerimizi yalanlayanları gruplar halinde toplayacağız. Artık onlar sımsıkı tutuklanıp sevk edilirler. • Kelime kelime: وَيَوْمَ ve yevme o gün · نَحْشُرُ nehşuru toplarız · مِن min -ten · كُلِّ kulli her · أُمَّةٍۢ ummetin ümmet- · فَوْجًۭا fevcen bir cemaat · مِّمَّن mimmen -dan · يُكَذِّبُ yukezzibu yalanlayanlar- · بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi · فَهُمْ fe hum onlar · يُوزَعُونَ yuzeune (ilahi huzura) sevk edilirler • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • فوج (fwj) kökü: Şişmanlamak/yağlanmak/iri/büyük olmak. Naqatun fai'jun - şişman ve iri bir dişi deve. Faujun - kişilerin topluluğu, parti/birlik/topluluk/grup/kalabalık/bant/ordu, bir lideri takip eden insanlar, topluluk. • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • وزع (wzE) kökü: Aynı hızda ilerlemek, harekete geçirmek, vermek/bahşetmek, ilham vermek, savaş düzenine göre sıraya dizmek. • Neml suresi 93 ayettir; bu 83. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).