Ve o gün Allah, onlara seslenecek: "Gönderilen Resullere ne cevap verdiniz?"
Kasas 28:65وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ • Ve yevme yunadihim fe yekulu maza ecebtumul murselin. • Meal: Ve o gün Allah, onlara seslenecek: "Gönderilen Resullere ne cevap verdiniz?" • Kelime kelime: وَيَوْمَ ve yevme ve gün · يُنَادِيهِمْ yunadihim onlara seslenerek · فَيَقُولُ fe yekulu der ki · مَاذَآ maza ne? · أَجَبْتُمُ ecebtumu cevap verdiniz · ٱلْمُرْسَلِينَ l-murseline elçilere • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • ندو (ndw) kökü: İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جوب (jwb) kökü: Bir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • Kasas suresi 88 ayettir; bu 65. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).