Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret Yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında olsalardı!
Ankebut 29:64وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ • Ve ma hazihil hayatud dunya illa lehvun ve laib, ve inned darel ahırete le hiyel hayevan, lev kanu ya'lemun. • Meal: Bu dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret Yurdu, gerçek hayattır. Keşke, bunun farkında olsalardı! • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve değildir · هَـٰذِهِ hazihi bu · ٱلْحَيَوٰةُ l-hayatu hayatı · ٱلدُّنْيَآ d-dunya dünya · إِلَّا illa başka bir şey · لَهْوٌۭ lehvun eğlenceden · وَلَعِبٌۭ ۚ veleibun ve oyundan · وَإِنَّ ve inne ve elbette · ٱلدَّارَ d-dara yurdu · ٱلْـَٔاخِرَةَ l-ahirate ahiret · لَهِىَ lehiye işte odur · ٱلْحَيَوَانُ ۚ l-hayevanu asıl hayat · لَوْ lev keşke · كَانُوا۟ kanu olsalardı · يَعْلَمُونَ yea'lemune biliyor(lar) • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • لهو (lhw) kökü: Ondan uzaklaşarak unutmak, Meşgul etmek, kandırmak, dikkatini dağıtmak, spor/oyun/eğlence, yolunu değiştirmek, sapma, unutmak, keyif/neşe vermek, uzaklaşmak, fırlatılan şey, dikkatsiz/umursamaz • لعب (lEb) kökü: Oyalanmak, eğlenmek, vakit geçirmek, şakalaşmak, boş zaman geçirmek, amaçsızca oyun oynamak, saçmalamak, aptalca davranmak • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 64. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).