Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 148. Ayet Meali

Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin olanları sever.

Ali İmran 3:148 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi.
Ali İmran 3:148
فَاٰتٰيهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِۜ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ۟ • Fe atahumullahu sevabed dunya ve husne sevabil ahireh, vallahu yuhibbul muhsinin. • Meal: Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin[1] olanları sever. • Dipnot 1: İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan. • Kelime kelime: فَـَٔاتَىٰهُمُ fe atahumu onlara verdi · ٱللَّهُ llahu Allah (da) · ثَوَابَ sevabe karşılığını · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya · وَحُسْنَ ve husne ve en güzelini · ثَوَابِ sevabi karşılığının · ٱلْـَٔاخِرَةِ ۗ l-ahirati ahiret · وَٱللَّهُ vallahu (çünkü) Allah · يُحِبُّ yuhibbu sever · ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ثوب (vwb) kökü: Geri dönmek, geri çevirmek, eski haline getirmek/iyileştirmek, tövbe etmek, toplamak/bir araya getirmek • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 148. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).