İki toplumun karşılaştığı gün, başınıza gelen musibet, Allah'ın izniyleydi. Bu Mü'minlerin belirlenmesi içindi.
Ali İmran 3:166وَمَٓا اَصَابَكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيَعْلَمَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ • Ve ma asabekum yevmel tekal cem'ani fe bi iznillahi ve li ya'lemel mu'minin. • Meal: İki toplumun karşılaştığı gün, başınıza gelen musibet, Allah'ın izniyleydi.[1] Bu Mü'minlerin belirlenmesi içindi. • Dipnot 1: "Allah'ın izni ile" terkibi, "Allah'ın belirlediği ilke ve kurallarının belirleyici olması, Allah'ın bilgisi ve onayı anlamlarına gelmektedir. • Kelime kelime: وَمَآ ve ma ve şey · أَصَـٰبَكُمْ esabekum sizin başınıza gelen · يَوْمَ yevme gün · ٱلْتَقَى t-teka karşılaştığı · ٱلْجَمْعَانِ l-cem'aani iki topluluğun · فَبِإِذْنِ febiizni ancak izniyledir · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَلِيَعْلَمَ veliyea'leme ve bilmesi içindir · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inananları • صوب (Swb) kökü: dökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • جمع (jmE) kökü: Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi]… • اذن (Apn) kökü: kulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 166. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).