İşte o kimselerin, dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Ali İmran 3:22اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۘ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ • Ulaikellezine habitat a'maluhum fid dunya vel ahirah, ve ma lehum min nasırin. • Meal: İşte o kimselerin, dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onların hiçbir yardımcıları da yoktur. • Kelime kelime: أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike böylece · ٱلَّذِينَ ellezine · حَبِطَتْ habitat boşa çıkmıştır · أَعْمَـٰلُهُمْ ea'maluhum onların yaptıkları · فِى fi · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada · وَٱلْـَٔاخِرَةِ vel'ahirati ve ahirette · وَمَا ve ma ve yoktur · لَهُم lehum onların · مِّن min hiçbir · نَّـٰصِرِينَ nasirine yardımcıları • حبط (HbT) kökü: Boşa gitmek, sonuçsuz kalmak, yok olmak, işe yaramamak, yararsız olmak, boşa çıkmak, etkisiz hale gelmek. Çok yemek yemek, çok yemekten veya sağlıksız yemekler yemekten dolayı karında şişkinlik veya ağrı oluşması… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 22. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).