De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü hak edene verirsin, mülkü hak edenden çekip alırsın. Hak edeni aziz, hak edeni zelil edersin. Hayır, Sen'in elindedir. Kuşkusuz Sen Her Şeye Güç Yetiren'sin."
Ali İmran 3:26قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ • Kulillahumme malikel mulki tu'til mulke men teşau ve tenziul mulke mimmen teşa', ve tuizzu men teşau ve tuzillu men teşa', bi yedikel hayr, inneke ala kulli şey'in kadir. • Meal: De ki: "Ey mülkün[1] sahibi Allah'ım! Sen mülkü hak edene[2] verirsin, mülkü hak edenden[2] çekip alırsın. Hak edeni aziz, hak edeni zelil edersin. Hayır,[3] Sen'in elindedir. Kuşkusuz Sen Her Şeye Güç Yetiren'sin." • Dipnot 1: Bkz. 2:26.1 ayetin dipnotu. • Dipnot 2: Nimet, iyilik, mülk. • Dipnot 3: Gücün. • Kelime kelime: قُلِ kuli de ki · ٱللَّهُمَّ llahumme Allah'ım · مَـٰلِكَ malike sahibisin · ٱلْمُلْكِ l-mulki mülkün · تُؤْتِى tu'ti sen verirsin · ٱلْمُلْكَ l-mulke mülkü · مَن men kimseye · تَشَآءُ teşa'u dilediğin · وَتَنزِعُ ve tenziu ve alırsın · ٱلْمُلْكَ l-mulke mülkü · مِمَّن mimmen kimseden · تَشَآءُ teşa'u dilediğin · وَتُعِزُّ ve tuizzu ve yükseltirsin · مَن men kimseyi · تَشَآءُ teşa'u dilediğin · وَتُذِلُّ ve tuzillu ve alçaltırsın · مَن men kimseyi · تَشَآءُ ۖ teşa'u dilediğini · بِيَدِكَ biyedike senin elindedir · ٱلْخَيْرُ ۖ l-hayru hayır (mal, iyilik) · إِنَّكَ inneke şüphesiz sen · عَلَىٰ ala · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şeye · قَدِيرٌۭ kadirun kadirsin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • نزع (nzE) kökü: Çekmek, almak, koparmak, çıkarmak, kapıp götürmek, kaldırmak, soymak, koparmak, çıkarmak, geri çekmek, sertçe çekmek, görevini yerine getirmek, özlem duymak, üst düzey yetkilileri görevden almak, benzemek, güçlü bir… • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • ذلل (pll) kökü: Alçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmak • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 26. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).