Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 92. Ayet Meali

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

Ali İmran 3:92 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz.
Ali İmran 3:92
لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ • Len tenalul birre hatta tunfiku mimma tuhibbun, ve ma tunfiku min şey'in fe innallahe bihi alim. • Meal: Sevdiğiniz şeylerden infak[1] etmedikçe asla birr'e[2] erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir. • Dipnot 1: İhtiyacı olanlara ve hayırlı işlere karşılıksız yardım etmek. • Dipnot 2: İyi olan her şey, bütün iyilikler, bağış, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, gönül. • Kelime kelime: لَن len asla · تَنَالُوا۟ tenalu eremezsiniz · ٱلْبِرَّ l-birra iyiliğe · حَتَّىٰ hatta kadar · تُنفِقُوا۟ tunfiku (Allah için) harcayıncaya · مِمَّا mimma şeylerden · تُحِبُّونَ ۚ tuhibbune sevdiğiniz · وَمَا ve ma ve ne ki? · تُنفِقُوا۟ tunfiku harcarsanız · مِن min herhangi bir · شَىْءٍۢ şey'in şeyden · فَإِنَّ feinne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · بِهِۦ bihi onu · عَلِيمٌۭ alimun bilir • نيل (nyl) kökü: Elde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmek • برر (brr) kökü: İyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 92. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).