Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 98. Ayet Meali

De ki: "Ey Kitap Ehli! Neden Allah'ın ayetlerini küfrediyorsunuz? Allah, yaptıklarınıza tanıktır."

Ali İmran 3:98 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Ey Kitap Ehli!
Ali İmran 3:98
قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ لِمَ تَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِۗ وَاللّٰهُ شَه۪يدٌ عَلٰى مَا تَعْمَلُونَ • Kul ya ehlel kitabi lime tekfurune bi ayatillahi, vallahu şehidun ala ma ta'melun. • Meal: De ki: "Ey Kitap Ehli! Neden Allah'ın ayetlerini küfrediyorsunuz?[1] Allah, yaptıklarınıza tanıktır." • Dipnot 1: Bkz. 3:90. ayetin 2. dipnotu. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · يَـٰٓأَهْلَ ya ehle ehli · ٱلْكِتَـٰبِ l-kitabi Kitap · لِمَ lime neden? · تَكْفُرُونَ tekfurune inkar ediyorsunuz · بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَٱللَّهُ vallahu Allah · شَهِيدٌ şehidun tanık iken · عَلَىٰ ala · مَا ma şeylere · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptığınız • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 98. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).