Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 27. Ayet Meali

Sizi, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve hiç ayak basmadığınız yerlere mirasçı yaptı. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

Ahzab 33:27 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sizi, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve hiç ayak basmadığınız yerlere mirasçı yaptı.
Ahzab 33:27
وَاَوْرَثَكُمْ اَرْضَهُمْ وَدِيَارَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ وَاَرْضاً لَمْ تَطَؤُ۫هَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يراً۟ • Ve evresekum ardahum ve diyarehum ve emvalehum ve ardan lem tetauha, ve kanallahu ala kulli şey'in kadira. • Meal: Sizi, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve hiç ayak basmadığınız yerlere mirasçı yaptı. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.[1] • Dipnot 1: Bu ayetlerin, Hicretin 5. Yılında gerçekleşen Hendek Savaşı'nı konu edindiği söylenmektedir. • Kelime kelime: وَأَوْرَثَكُمْ ve evrasekum ve size miras verdi · أَرْضَهُمْ erdehum topraklarını · وَدِيَـٰرَهُمْ ve diyarahum ve yurtlarını · وَأَمْوَٰلَهُمْ ve emvalehum ve mallarını · وَأَرْضًۭا ve erdan ve bir toprağı · لَّمْ lem · تَطَـُٔوهَا ۚ tetauha henüz ayak basmadığınız · وَكَانَ ve kane ve · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَىٰ ala üzerine · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şey · قَدِيرًۭا kadiran kadirdir • ورث (wrv) kökü: Birine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmak • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • دور (dwr) kökü: Dönmek, devretmek, dolaşmak • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • وطا (wTA) kökü: Üzerine basmak, yürümek, ayakların altındaki zemine veya herhangi bir şeye basmak, çiğnemek, düzleştirmek, düzlemek. Tawaata'a - bir iş konusunda birbirleriyle anlaşmak. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 27. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).