Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fatır Suresi 24. Ayet Meali

Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet içinde bir uyarıcı geçmiştir.

Fatır 35:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Fatır 35:24
اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يراً وَنَذ۪يراًۜ وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا ف۪يهَا نَذ۪يرٌ • İnna erselnake bil hakkı beşiren ve nezira, ve in min ummetin illa hala fiha nezir. • Meal: Kuşkusuz Biz seni, gerçek ile bir haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Her ümmet[1] içinde bir uyarıcı geçmiştir. • Dipnot 1: Toplum. • Kelime kelime: إِنَّآ inna şüphesiz biz · أَرْسَلْنَـٰكَ erselnake seni gönderdik · بِٱلْحَقِّ bil-hakki gerçek ile · بَشِيرًۭا beşiran müjdeleyici · وَنَذِيرًۭا ۚ ve neziran ve uyarıcı · وَإِن ve in ve yoktur · مِّنْ min hiçbir · أُمَّةٍ ummetin millet · إِلَّا illa olmayan · خَلَا hala (gelip) geçmiş · فِيهَا fiha içinde · نَذِيرٌۭ nezirun bir uyarıcı • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • بشر (b$r) kökü: müjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş • نذر (npr) kökü: adamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden. • امم (Amm) kökü: ammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı… • خلو (xlw) kökü: Boş/müştak/metruk/muhtaç/meşgul olmayan, kabahat veya bir şey veya meseleden azade, suçlama veya kuşkudan uzak, yalnız veya refakatsiz, biri ile müştak/meşgul olmayan bir yerde karşılaşmak, geçmek, serbest bırakmak veya… • Fatır suresi 45 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).