Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yasin Suresi 19. Ayet Meali

"Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi? Hayır! Siz müsrif bir halksınız." dediler.

Yasin 36:19 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Uğursuzluğunuz kendinizdendir.
Yasin 36:19
قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ • Kalu tairikum meakum, e in zukkirtum, bel entum kavmun musrifun. • Meal: "Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi[1]? Hayır! Siz müsrif[2] bir halksınız." dediler. • Dipnot 1: Haddi aşan. • Dipnot 2: Size gerçekleri iletmemizi mi uğursuzluk sayıyorsunuz? • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler ki · طَـٰٓئِرُكُم tairukum uğursuzluğunuz · مَّعَكُمْ ۚ meakum sizin kendinizdedir · أَئِن ein -için mi? · ذُكِّرْتُم ۚ zukkirtum size öğüt verildiği- · بَلْ bel hayır · أَنتُمْ entum siz · قَوْمٌۭ kavmun bir kavimsiniz · مُّسْرِفُونَ musrifune aşırı giden • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • طير (Tyr) kökü: Uçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şans • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • سرف (srf) kökü: Aşırı gitmek, haddi aşmak, israf etmek, savurganlık yapmak, müsrif olmak, saçıp savurmak, fazla harcamak, ölçüyü kaçırmak, gereksiz yere harcamak • Yasin suresi 83 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).