Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yasin Suresi 78. Ayet Meali

Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.

Yasin 36:78 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onla…
Yasin 36:78
وَضَرَبَ لَنَا مَثَلاً وَنَسِيَ خَلْقَهُۜ قَالَ مَنْ يُحْـيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَم۪يمٌ • Ve darebe lena meselen ve nesiye halkah, kale men yuhyil izame ve hiye remim. • Meal: Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor. • Kelime kelime: وَضَرَبَ ve derabe ve misal verdi · لَنَا lena bize · مَثَلًۭا meselen bir örnekle · وَنَسِىَ ve nesiye unutarak · خَلْقَهُۥ ۖ halkahu kendi yaratılışını · قَالَ kale dedi · مَن men kim? · يُحْىِ yuhyi diriltecek · ٱلْعِظَـٰمَ l-izame kemikleri · وَهِىَ vehiye şu · رَمِيمٌۭ ramimun çürümüş • ضرب (Drb) kökü: İyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek… • مثل (mvl) kökü: Dik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya… • نسي (nsy) kökü: Terk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak • خلق (xlq) kökü: Bir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • رمم (rmm) kökü: Çürümüş olmak, (kemik) çürüyüp aşınmış olmak, kül gibi olmak. • Yasin suresi 83 ayettir; bu 78. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).