Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zümer Suresi 75. Ayet Meali

Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların aralarında Hakk ile hüküm verilmiştir. "Alemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir.

Zümer 39:75 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Melekleri, arşın çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün.
Zümer 39:75
وَتَرَى الْمَلٰٓئِكَةَ حَٓافّ۪ينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْحَقِّ وَق۪يلَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ • Ve terel melaikete haffine min havlil arşı yusebbihune bi hamdi rabbihim, ve kudıye beynehum bil hakkı ve kıylel hamdu lillahi rabbil alemin. • Meal: Melekleri, arşın[1] çevresini kuşatmış olarak, Rabb'lerini övgü ile yücelttiklerini görürsün. Artık onların[2] aralarında Hakk ile hüküm verilmiştir. "Alemlerin Rabb'ine hamdolsun." denir. • Dipnot 1: Cennet'tekilerin. • Dipnot 2: Egemenlik makamı. • Kelime kelime: وَتَرَى ve tera ve görürsün · ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ l-melaikete meleklerin · حَآفِّينَ haffine dönerek · مِنْ min · حَوْلِ havli çevresinde · ٱلْعَرْشِ l-arşi Arşın · يُسَبِّحُونَ yusebbihune tesbih ettiklerini · بِحَمْدِ bihamdi hamd ile · رَبِّهِمْ ۖ rabbihim Rablerini · وَقُضِىَ ve kudiye ve hükmedilir · بَيْنَهُم beynehum aralarında · بِٱلْحَقِّ bil-hakki hak ile · وَقِيلَ ve kile ve denilir · ٱلْحَمْدُ l-hamdu Hamd · لِلَّهِ lillahi Allah'a'dır · رَبِّ rabbi Rabbi · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • حفف (Hff) kökü: Çevresini sarmak, kuşatmak, etrafında toplanmak; kalabalık oluşturmak; etrafında dolaşmak; çit çekmek, saç, bıyık ve sakalı kesmek veya kırpmak, kuru olmak [nemsiz], hışırtılı ses çıkarmak, utanmak veya sıkıntı çekmek… • حول (Hwl) kökü: Değişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak… • عرش (Er$) kökü: İnşa etmek/yapmak, üzüm-şarap için çardak yapmak, asma çubuğu yapmak, çatı yapmak, (ev veya yapı) yükseltmek, yerleşmek. Arş - taht, çardak, köşk, çatı, güç, hâkimiyet, egemenlik. • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • حمد (Hmd) kökü: Birini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 75. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).