Akıl Kuran (akilkuran.com)

Casiye Suresi 16. Ayet Meali

Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk.

Casiye 45:16 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik.
Casiye 45:16
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪ـلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ • Ve lekad ateyna beni israilel kitabe vel hukme ven nubuvvete ve rezaknahum minet tayyibati ve faddalnahum alel alemin. • Meal: Ant olsun ki İsrailoğulları'na Kitap, Hüküm ve Nebi'lik verdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları alemlere tercih ederek ihsanda bulunduk. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik · بَنِىٓ beni oğullarına · إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitap · وَٱلْحُكْمَ velhukme ve hüküm · وَٱلنُّبُوَّةَ ve nnubuvve te ve nebilik · وَرَزَقْنَـٰهُم ve razeknahum ve onları besledik · مِّنَ mine · ٱلطَّيِّبَـٰتِ t-tayyibati güzel rızıklarla · وَفَضَّلْنَـٰهُمْ ve feddelnahum ve onları üstün kıldık · عَلَى ala üzerine · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemler • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • رزق (rzq) kökü: sağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden. • طيب (Tyb) kökü: İyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal. • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Casiye suresi 37 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).