Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 87. Ayet Meali

Ey İman Edenler! Allah'ın size helal kıldığı tayyibat olan şeyleri haram saymayın. Haddi aşmayın. Allah, haddi aşanları sevmez.

Maide 5:87 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ey İman Edenler!
Maide 5:87
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ • Ya eyyuhellezine amenu la tuharrimu tayyibati ma ehallallahu lekum ve la ta'tedu innallahe la yuhibbul mu'tedin. • Meal: Ey İman Edenler! Allah'ın size helal kıldığı tayyibat[1] olan şeyleri haram saymayın. Haddi aşmayın.[2] Allah, haddi aşanları sevmez. • Dipnot 1: Bu helaldir, bu haramdır diyerek kendi kendinize yargıda bulunmayın. • Dipnot 2: Hoşa giden, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu. Tayyibin zıddı habistir. • Kelime kelime: يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · لَا la · تُحَرِّمُوا۟ tuharrimu haram etmeyin · طَيِّبَـٰتِ tayyibati güzel ve temiz şeyleri · مَآ ma ne ki · أَحَلَّ ehalle helal kıldı · ٱللَّهُ llahu Allah · لَكُمْ lekum size · وَلَا ve la ve · تَعْتَدُوٓا۟ ۚ tea'tedu sınırı aşmayın · إِنَّ inne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · لَا la · يُحِبُّ yuhibbu sevmez · ٱلْمُعْتَدِينَ l-mua'tedine sınırı aşanları • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • حرم (Hrm) kökü: Yasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan… • طيب (Tyb) kökü: İyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal. • حلل (Hll) kökü: Çözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek… • عدو (Edw) kökü: geçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek • حبب (Hbb) kökü: Sevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye… • Maide suresi 120 ayettir; bu 87. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).