Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zariyat Suresi 29. Ayet Meali

Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.

Zariyat 51:29 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.
Zariyat 51:29
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ • Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun. • Meal: Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi. • Kelime kelime: فَأَقْبَلَتِ feekbeleti sonra geldi · ٱمْرَأَتُهُۥ mraetuhu karısı · فِى fi içinde · صَرَّةٍۢ sarratin çığlık · فَصَكَّتْ fe sakket vurarak · وَجْهَهَا vecheha yüzüne · وَقَالَتْ ve kalet ve dedi · عَجُوزٌ acuzun bir koca karı · عَقِيمٌۭ akimun kısır • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • مرا (mrA) kökü: Acı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadın • صرر (Srr) kökü: Çözmek, sebat etmek, azimle devam etmek. Asarra (fiil 4) - inatçı olmak, inatla ısrar etmek. Asarruu - onlar ısrar ettiler. Sirrun - yoğun soğuk. Sarratin - inlemek, bağırıp çağırmak. • صكك (Skk) kökü: Vurmak, çarpmak, tokat atmak, kapatmak (örn. kapı), çarpışmak/birbirine vurmak, ticari bir işlemin/alımın/satışın/devrin/borcun/mülkün yazılı beyanı • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عجز (Ejz) kökü: Geride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu… • عقم (Eqm) kökü: Kısır olmak (rahim), kurumak, verimsiz olmak, kasvetli olmak, sıkıntılı, üzücü (gün), çocuksuz olmak, yıkıcı olmak. • Zariyat suresi 60 ayettir; bu 29. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).