Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı.
Necm 53:52وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ • Ve kavme nuhın min kabl, innehum kanu hum azleme ve atga. • Meal: Daha önce de Nuh'un halkını. Onlar, daha zalim ve daha azgın olanlardı. • Kelime kelime: وَقَوْمَ ve kavme ve kavmini (helak etmişti) · نُوحٍۢ nuhin Nuh · مِّن min · قَبْلُ ۖ kablu önceden · إِنَّهُمْ innehum çünkü onlar · كَانُوا۟ kanu idiler · هُمْ hum onlar · أَظْلَمَ ezleme daha zalim · وَأَطْغَىٰ ve etga ve azgın • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • طغي (Tgy) kökü: aşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık… • Necm suresi 62 ayettir; bu 52. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).