Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Var mı öğüt alıp düşünen?
Kamer 54:17وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ • Ve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir. • Meal: Ant olsun Biz, Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık.[1] Var mı öğüt alıp düşünen? • Dipnot 1: Bu surede de birkaç kez tekrar edilen ve Kur'an'da onlarca benzeri bulunan ayetler, Kur'an'ın anlaşılır olduğunu söylemektedir. Kur'an'ın anlaşılır olmadığını, herkesin onu anlayamayacağını, onu ancak ilim adamlarının anlayabileceğini söylemek, Kur'an'a atılmış en büyük iftiradır. Bu düşünce tam şeytanca bir aldatmadır. Kur'an, doğası gereği anlaşılır olmak zorundadır. Allah'ın kulu ile konuşması olan Kur'an'ın, anlaşılmaması demek, ne yaptığını bilmeyen bir Allah olduğunu söylemekten başka bir şey değildir. Kur'an okuyan bir kimsenin ondan anladığı her ne kadar olursa olsun kesinlikle ona yetecektir. Kur'an'ı anlamak demek, ondan anladığınız size yeter demektir. Dininizi öğrenmek için Kur'an'dan edindiğiniz bilgi, onun dışında okuyacağınız binlerce kitaptan öğreneceğiniz bilgiden daha doğru bilgi olur demektir. Kur'an'nın anlaşılması için yazılan yüzbinlerce kitap, onu anlaşılmaz hale getirmekten başka hiçbir işe yaramamış, ortaya binlerce dinin çıkmasına neden olmuştur. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · يَسَّرْنَا yesserna biz kolaylaştırdık · ٱلْقُرْءَانَ l-kurane Kur'an'ı · لِلذِّكْرِ lizzikri öğüt almak için · فَهَلْ fehel yok mudur? · مِن min hiç · مُّدَّكِرٍۢ muddekirin öğüt alan • يسر (ysr) kökü: Yumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla… • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Kamer suresi 55 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).