Sadaka veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır.
Hadid 57:18اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضاً حَسَناً يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ • İnnel mussaddikine vel mussaddikati ve akradullahe kardan hasenen yudaafu lehum ve lehum ecrun kerim. • Meal: Sadaka[1] veren erkeklerin, sadaka veren kadınların ve Allah'a iyi bir ödünç verenlerin, verdikleri katlanarak geri ödenir. Ve ayrıca onlar için çok şerefli bir ödül vardır. • Dipnot 1: Hak gözetirlik; sahip olduğumuz mal üzerinde başkasının hakkını gözetmek. Yardım etmek. Sadaka, başkalarının sahip olduğumuz mal üzerindeki hakkıdır. Sadaka, malın şükrüdür. Allah'ın bize verdiklerine şükretmek, sözle değil, sadaka vermekle olur. Sadaka vermek farzdır (Bkz.9:60). Maldan çıkarılan, verilen şey demektir. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلْمُصَّدِّقِينَ l-mussaddikine sadaka veren erkekler · وَٱلْمُصَّدِّقَـٰتِ velmussaddikati ve sadaka veren kadınlar · وَأَقْرَضُوا۟ ve ekradu ve borç verenler · ٱللَّهَ llahe Allah'a · قَرْضًا kardan bir borçla · حَسَنًۭا hasenen güzel · يُضَـٰعَفُ yudaafu kat kat yapılır · لَهُمْ lehum onlara · وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır · أَجْرٌۭ ecrun bir mükafat · كَرِيمٌۭ kerimun değerli • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • قرض (qrD) kökü: Kesmek, uzaklaşmak, koparmak, iyi bir iş yapmak. • حسن (Hsn) kökü: Yakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya… • ضعف (DEf) kökü: Zayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha. • اجر (Ajr) kökü: ödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, kar • كرم (krm) kökü: Üretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmak • Hadid suresi 29 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).