Rabb'in, yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Enam 6:117اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ مَنْ يَضِلُّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۚ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ • İnne rabbeke huve a'lemu men yadıllu an sebilih, ve huve a'lemu bil muhtedin. • Meal: Rabb'in, yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir. • Kelime kelime: إِنَّ inne elbette · رَبَّكَ rabbeke Rabbin · هُوَ huve O · أَعْلَمُ ea'lemu çok iyi bilir · مَن men kimseleri · يَضِلُّ yedillu sapan(lar)ı · عَن an -ndan · سَبِيلِهِۦ ۖ sebilihi yolu- · وَهُوَ ve huve ve O · أَعْلَمُ ea'lemu çok iyi bilir · بِٱلْمُهْتَدِينَ bil-muhtedine hidayete erenleri • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Enam suresi 165 ayettir; bu 117. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).