Onlara, ne zaman Rabb'lerinin ayetlerinden bir ayet gelse illaki ondan yüz çevirirler.
Enam 6:4وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ • Ve ma te'tihim min ayetin min ayati rabbihim illa kanu anha mu'rıdin. • Meal: Onlara, ne zaman Rabb'lerinin ayetlerinden bir ayet gelse illaki ondan yüz çevirirler. • Kelime kelime: وَمَا ve ma · تَأْتِيهِم te'tihim onlara gelmez · مِّنْ min hiçbir · ءَايَةٍۢ ayetin ayet · مِّنْ min -inden · ءَايَـٰتِ ayati ayetler- · رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin · إِلَّا illa asla · كَانُوا۟ kanu olmasınlar · عَنْهَا anha ondan · مُعْرِضِينَ mua'ridine yüz çeviriyor • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • Enam suresi 165 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).