Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 7. Ayet Meali

Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.

Enam 6:7 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz, sana kağıt üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de K…
Enam 6:7
وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَاباً ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ • Ve lev nezzelna aleyke kitaben fi kırtasin fe le mesuhu bi eydihim le kalelezine keferu in haza illa sihrun mubin. • Meal: Biz, sana kağıt[1] üzerine yazılı bir metin indirmiş olsaydık da onlar da ona elleriyle dokunsalardı yine de Kafirler "Bu, ancak apaçık bir sihirdir." derlerdi.[1] • Dipnot 1: Bu ve daha birçok ayette açıkça Nebi'mize mucize verilmediği bildirildiği halde başta hadis külliyatı olmak üzere birçok kaynakta mucize verildiği yalanı yer almaktadır. • Kelime kelime: وَلَوْ velev ve eğer · نَزَّلْنَا nezzelna indirmiş olsaydık · عَلَيْكَ aleyke sana · كِتَـٰبًۭا kitaben bir Kitap · فِى fi · قِرْطَاسٍۢ kirtasin kağıt üzerine yazılı · فَلَمَسُوهُ fe lemesuhu onu tutsalardı · بِأَيْدِيهِمْ bieydihim elleriyle · لَقَالَ lekale yine derlerdi · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) · إِنْ in · هَـٰذَآ haza bu · إِلَّا illa ancak · سِحْرٌۭ sihrun bir büyüdür · مُّبِينٌۭ mubinun apaçık • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • قرطس (qrTs) kökü: Vurmak, hedeflemek, isabet ettirmek, ölmek. Kırtas (çoğul: karatis) - parşömen, üzerine yazı yazılan şey, kağıt yaprağı, kağıt rulosu, yazı, kitap, hedef olarak kullanılan deri. • لمس (lms) kökü: Dokunmak, elle hissetmek, uzanmak, aramak, sormak, ilişkide bulunmak. • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Enam suresi 165 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).