"Ben hanif olarak yüzümü göklerin ve yerin fıtratını belirleyene yönelttim; ben Müşriklerden değilim."
Enam 6:79اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفاً وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ • İnni veccehtu vechiye lillezi fatares semavati vel arda hanifen ve ma ene minel muşrikin. • Meal: "Ben hanif[1] olarak yüzümü göklerin ve yerin fıtratını[2] belirleyene yönelttim; ben Müşriklerden değilim." • Dipnot 1: Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan. Allah'ı birleyen. • Dipnot 2: İşleyiş yasalarını koyan. Ayette geçen "fatira" kelimesine "yarattı" anlamını vermek kelimenin doğru anlamını ifade etmemektedir. Kelimenin doğru anlamı; yaratılan şeylere, yaradılış ve işleyiş yasalarını konmasıdır. • Kelime kelime: إِنِّى inni şüphesiz ben · وَجَّهْتُ veccehtu çevirdim · وَجْهِىَ vechiye yüzümü · لِلَّذِى lillezi · فَطَرَ fetara yoktan var edene · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati gökleri · وَٱلْأَرْضَ vel'erde ve yeri · حَنِيفًۭا ۖ hanifen tamamen · وَمَآ ve ma ve artık değilim · أَنَا۠ ena ben · مِنَ mine -dan · ٱلْمُشْرِكِينَ l-muşrikine ortak koşanlar- • وجه (wjh) kökü: Yüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı. • فطر (fTr) kökü: Hiçbir şeyden yaratmak, ayırmak/bölmek/çatlamak/kırmak, parçalara ayrılmak, ikiye ayırmak, yaratmaya başlamak. Fıtrat - bir çocuğun yaratıldığı doğal yatkınlık veya yapı. Allah'ı bilme yetisi ve hak dini kabul etme… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • حنف (Hnf) kökü: Bir yana eğilmek, meyletmek veya gerilemek, hatadan doğru yola dönmek, doğru dine meyletmek, bir tarafta sağlam durmak, yanlış dinden ayrılıp doğruya dönmek, İbrahim'in kanununa göre hareket etmek, put ibadetinden… • شرك ($rk) kökü: yoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip… • Enam suresi 165 ayettir; bu 79. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).