Akıl Kuran (akilkuran.com)

Cuma Suresi 1. Ayet Meali

Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik, Kuddus, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih etmektedir.

Cuma 62:1 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik, Kuddus, Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih…
Cuma 62:1
يُسَبِّـحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ • Yusebbihu lillahi ma fis semavati ve ma fil ardıl melikil kuddusil azizil hakim. • Meal: Göklerde ve yerde bulunanların tamamı, Melik[1], Kuddus[2], Mutlak Üstün Olan, En İyi Hüküm Veren Allah'ı tesbih[3] etmektedir. • Dipnot 1: Güç ve egemenlik sahibi. Evrenin yöneticisi ve her şeyin hakimi. • Dipnot 2: Allah'ın, her türlü kusur ve eksiklikten arınık, bütün mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah'ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranmasıdır. Allah'ı şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir (20:130). Tesbihi, bazı sözlerin (Subhanallah, Elhamdulillah vb.) belli sayılarla tekrar edilmesine indirgemek hurafeden başka bir şey değildir. • Dipnot 3: Tertemiz, her türlü eksiklikten uzak, saygın, kusursuz. • Kelime kelime: يُسَبِّحُ yusebbihu tesbih etmektedir · لِلَّهِ lillahi Allah'ı · مَا ma ne varsa · فِى fi · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde · وَمَا ve ma ve ne varsa · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde · ٱلْمَلِكِ l-meliki padişah · ٱلْقُدُّوسِ l-kuddusi mukaddes · ٱلْعَزِيزِ l-azizi aziz · ٱلْحَكِيمِ l-hakimi hakim • سبح (sbH) kökü: Yüzmek, bir şeyi akıtmak, suda hareket etmek, akıp gitmek, serbest kalmak, boşlukta süzülmek, Allah'ı tesbih etmek, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etmek, Allah'ı yüceltmek • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • قدس (qds) kökü: Saf, kutsal, lekesiz olmak. Kudsun - saflık, kutsallık. El Kuddüs - kutsal olan, tüm kötülüklerin üstünde ve karşısında olan, olumlu iyilikle dolu olan. Mukaddes - kutsal. Toprak veya ahşap kap. • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Cuma suresi 11 ayettir; bu 1. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).