Münafikun Suresi 2. Ayet Meali
Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar. Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür.
Münafikun 63:2
اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ • İttehazu eymanehum cunneten fe saddu an sebilillah, innehum sae ma kanu ya'melun. • Meal: Onlar, yeminlerini kalkan yapıyorlar.[1] Böylece insanları, Allah'ın yolundan saptırıyorlar. Kuşkusuz, yaptıkları şey çok kötüdür. • Dipnot 1: Yalanlarını ve sahtekarlıklarını yeminleri ile gizliyorlar. • Kelime kelime: ٱتَّخَذُوٓا۟ ittehazu yaptılar · أَيْمَـٰنَهُمْ eymanehum yeminlerini · جُنَّةًۭ cunneten kalkan · فَصَدُّوا۟ fesaddu engel oldular · عَن an -ndan · سَبِيلِ sebili yolu- · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın · إِنَّهُمْ innehum elbette onların · سَآءَ sa'e ne kötüdür · مَا ma şeyler · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَعْمَلُونَ yea'melune yapmış • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • يمن (ymn) kökü: Sağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli. • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • صدد (Sdd) kökü: Uzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid… • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Münafikun suresi 11 ayettir; bu 2. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).