Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir.
Mülk 67:13وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ • Ve esirru kavlekum evicheru bih, innehu alimun bi zatis sudur. • Meal: Sözünüzü gizleseniz de açığa vursanız da fark etmez; O, göğüslerde olanı En İyi Bilen'dir. • Kelime kelime: وَأَسِرُّوا۟ ve esirru gizleyin · قَوْلَكُمْ kavlekum sözünüzü · أَوِ evi yahut · ٱجْهَرُوا۟ cheru açığa vurun · بِهِۦٓ ۖ bihi onu · إِنَّهُۥ innehu çünkü O · عَلِيمٌۢ alimun bilir · بِذَاتِ bizati özünü · ٱلصُّدُورِ s-suduri göğüslerin • سرر (srr) kökü: Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جهر (jhr) kökü: Belirgin olmak/açık olmak/görünür olmak/halka açık olmak/yüksek sesli olmak/keşfedilmek, büyük/hacimli olmak, hoşa giden/iyi görünümlü olmak, neredeyse/tamamen temizlemek, üstün gelmeye/geçmeye çalışmak • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • صدر (Sdr) kökü: Geri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi… • Mülk suresi 30 ayettir; bu 13. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).