Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.
Araf 7:130وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ • Ve lekad ehazna ale fir'avne bis sinine ve naksın mines semerati leallehum yezzekkerun. • Meal: Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları[1] yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık. • Dipnot 1: Firavun'un taraftarları, halkı. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · أَخَذْنَآ ehazna biz tuttuk · ءَالَ ale ailesini · فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn · بِٱلسِّنِينَ bis-sinine yıllarca · وَنَقْصٍۢ ve neksin ve darlığıyla · مِّنَ mine · ٱلثَّمَرَٰتِ s-semerati ürünlerin · لَعَلَّهُمْ leallehum belki (diye) · يَذَّكَّرُونَ yezzekkerune öğüt alırlar • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • سنو (snw) kökü: Yıl, ışık, parlaklık, yükseklik, yücelik, görkemlilik • نقص (nqS) kökü: Azalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek. • ثمر (vmr) kökü: Meyve vermek, verimli olmak, zenginleşmek, artmak veya çoğalmak, bir şeyden daha fazla kazanmak. Meyve, servet, mal mülk, kâr, gelir. • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Araf suresi 206 ayettir; bu 130. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).