Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 24. Ayet Meali

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Araf 7:24 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi.
Araf 7:24
قَالَ اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ • Kalehbitu ba'dukum li ba'dın aduvv, ve lekum fil'ardı mustekarrun ve metaun ila hin. • Meal: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi. • Kelime kelime: قَالَ kale buyurdu · ٱهْبِطُوا۟ hbitu inin · بَعْضُكُمْ bea'dukum bır kısmınız · لِبَعْضٍ libea'din diğerinize · عَدُوٌّۭ ۖ aduvvun düşman olarak · وَلَكُمْ velekum sizin içindir · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · مُسْتَقَرٌّۭ mustekarrun yerleşme · وَمَتَـٰعٌ ve metaun ve geçinme · إِلَىٰ ila kadar · حِينٍۢ hinin bir süreye • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • هبط (hbT) kökü: İlerlemek, inmek, aşağı indirmek, yüksek bir durumdan alçak bir duruma inmek, bir yerden başka bir yere geçmek, girmek, durum değiştirmek, ortaya çıkmak, alçalmak, değersizleşmek. • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • عدو (Edw) kökü: geçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • قرر (qrr) kökü: Serin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli… • متع (mtE) kökü: Faydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün. • حين (Hyn) kökü: Varmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek • Araf suresi 206 ayettir; bu 24. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).