Nebe 78:33وَكَوَاعِبَ اَتْرَاباًۙ • Ve kevaıbe etraba. • Meal: Görkemli, dengi dengine,[1](eşler) • Dipnot 1: Bu ayetin çevirisi, "Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar" veya "tomurcuk göğüslü aynı yaşta genç kızlar." şeklinde yapılmaktadır. Ayet, "Kevaib" ve "Etrab" olmak üzere iki kelimeden oluşmaktadır. Kevaib; görkemli, göz alıcı, yüce, değerli, yüksek, aşık kemiği, topuk, küp gibi anlamlara gelen "keab" kelimesinin kökünden türemiştir. Eril ve dişil cisimlerin her ikisi için de kullanılan bir kelimedir. "Etrab" kelimesi ise, dengi dengine, aynı özelliklere sahip, aynı seviyede, eş zamanlı," demektir. Dolayısı ile ayetin anlamı, "birbirine denk, görkemli eşler"dir. "Birbiri ile uyumlu üzüm salkımları" veya "Topraktan yumrular." Yani topraktan çıkan yumru bitkiler anlamı da verilmektedir. Keab kelimesi, 5:97. ayette Kabe, 5:6. ayette ayak topukları anlamında kullanılmaktadır. • Kelime kelime: وَكَوَاعِبَ ve kevaibe daneler / eşler · أَتْرَابًۭا etraben birbirine denk • كعب (kEb) kökü: Eklemli sap, kıvrım, uzaklaştı, kemiklerin eklemi/birleşimi (daha çok ayak bileği kemiği), tarsus (hayvanlarda), çevik/hızlı, yücelik/soyluluk/şan, yükseltilmiş herhangi bir şey, kare/kübik ev/oda, kare şekilli, acele… • ترب (trb) kökü: Çok toprağa sahip olmak, ellerde toz olmak, tozlu olmak, yoksun olmak, yoksulluk, muhtaçlık, sefalet, kayıp yaşamak. Fakir adam toprak anasıyla yakından tanışıktır. Zenginlikten düştü. • Nebe suresi 40 ayettir; bu 33. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).