Akıl Kuran (akilkuran.com)

İslam’da Başörtüsü Meselesi

İslam’da Başörtüsü Meselesi

İslam’da Başörtüsü Meselesi

Başörtüsü konusu, İslam dünyasında uzun yıllardır farklı yönleriyle tartışılan meselelerden biridir. Bu konu yalnızca dini açıdan değil, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve bireysel boyutlarıyla da ele alınmaktadır. Kur’an’da geçen bazı ayetler ve bu ayetlere yapılan yorumlar, farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bazı alimler başörtüsünü dini bir yükümlülük olarak değerlendirirken, bazıları ise konunun daha çok dönemin şartları ve toplum yapısıyla ilişkili olduğunu savunmaktadır. Günümüzde ise başörtüsü meselesi, din ve gelenek kavramlarının yanı sıra bireysel özgürlük ve kimlik açısından da değerlendirilmektedir. Bu nedenle konu, geçmişten günümüze önemini koruyan tartışmalardan biri olmaya devam etmektedir.

Kur’an’da Başörtüsü

Kur’an’da başörtüsüyle ilgili ifade yalnızca bir kez geçmektedir ve bu konu hakkında farklı yorumlar yapılmaktadır. Günümüzde birçok meal ve tefsirde geçen kelime farklı biçimlerde çevrilmekte ve çeşitli şekillerde yorumlanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, başörtüsü konusu Kur’an’da yalnızca bir ayette ele alınmaktadır. Bu ayet ise Nur Suresi 31. ayettir.

Kelimenin Yazılışı ve Çoğulu

Tekil: Himar ($خمار$) Çoğul: Humor ($خُمُر$) - Ayette geçen form budur.

Kelime Anlamı ve Kökeni

Arapça'da "H-M-R" kökü, bir şeyi "örtmek, gizlemek veya karıştırmak" anlamlarına gelir. Sözlük Anlamı: Bir şeyi örten, üzerini kapatan her türlü örtüye denir. Tarihsel Bağlam: İslam öncesi Arap toplumunda da kadınlar başlarına bir örtü takarlardı, ancak bu örtüyü genellikle arkaya bağlarlar veya serbest bırakırlardı; bu da boyun ve göğüs dekoltesinin açık kalmasına neden olurdu. Terim Anlamı: Başın üzerine konulan ve saçları örten kumaş parçasıdır. • Nur Suresi 31. ayetin yaygın Türkçe meallerden bir tercümesi şöyledir: “Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar, görünen kısmı dışında ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar...” • Nur Suresi 31. ayetin Yaşar Nuri Öztürk mealindeki ilgili kısmı şöyledir: “...Örtülerini göğüs yarıkları üzerine vursunlar...” Farklı meallerde kullanılan kelimeler ve cümle yapıları değişebilmektedir. Örneğin “başörtüsü” yerine “örtü”, “yakalarının üzerine” yerine “göğüslerinin üzerine” gibi ifadeler kullanılabilir. Mesela bu tercümede “başörtüsü” ifadesi doğrudan kullanılmak yerine daha genel bir şekilde “örtüler” kelimesi tercih edilmiştir.

Anlam Yorumları

Burada geçen kelime çoğu mealde “başörtüsü” olarak çevrilse de, kelimenin daha genel anlamda “örtü” şeklinde yorumlandığı görüşler de bulunmaktadır. Ancak aslında bu ayette asıl vurgunun başın örtülmesinden ziyade kadınların iffetini koruması, göğüs ve boyun çevresini örtmesi üzerinde olduğu düşünülmektedir. Yani ayetin temel mesajı, doğrudan başörtüsünden çok kadınların mahremiyetini ve iffetini korunmasına yöneliktir; bu çerçevede “korudukları zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar” ifadesi de, dikkat çekici davranışlardan kaçınılması ve süsün fark edilmesini sağlayacak tavırlardan uzak durulması gerektiğine işaret eder.Burada da asıl dikkat çeken nokta baş değil, kadınların ziynetlerinin ve beden hatlarının belli olmamasıdır. Çünkü ayaklarını yere vurduklarında ortaya çıkacak şey saç değil, daha çok göğüs ve vücut hareketleriyle dikkat çekici görünüm olacaktır; bu da ayetin odağının doğrudan başörtüsünden ziyade iffet ve mahremiyet olduğunu düşündürmektedir. Bu İslamiyet açısından iffet ile mahremiyetin korunmasına dair önemli bir uyarı olarak değerlendirilir.”

Ayetin Arapça Yapısı ve Kelime Yorumu

Ayrıca bu konuya yalnızca Türkçe mealler üzerinden değil, ayetin Arapça kelimeleri üzerinden bakılması gerektiğini düşünenler de vardır. Çünkü bazı insanlara göre sadece çeviri üzerinden yorum yapmak yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Bu yüzden ayette geçen kelimelerin kökeni, kullanım şekli ve Arap toplumundaki anlamı da önemli görülmektedir. Ayetin ilgili kısmında geçen “وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ” ifadesinde yer alan “خُمُرِهِنَّ” (humuri hinne) kelimesi, örtüler anlamına gelmektedir. “جُيُوبِهِنَّ” (cuyubihinne) kelimesi ise göğüs, yaka ve boyun açıklığı anlamında kullanılmaktadır. Bu nedenle bazı insanlar ayette asıl vurgunun saçtan ziyade göğüs ve boyun bölgesinin örtülmesi olduğunu düşünmektedir. Ayrıca ayetin devamında geçen “ziynetlerini belli etmek için ayaklarını yere vurmasınlar” ifadesi de, dikkat çekici davranışlardan kaçınmasına vurgu yapmaktadır. Bu açıdan bakıldığında ayetin temel odağının doğrudan baş değil, mahremiyet ve iffet olduğu yorumu yapılmaktadır.

Kendi Görüşüm

Bunu söylemek isterim ki, her ne kadar insanlar bu düşünceyi doğru bulmasa da, genel bakış açısıyla bunun yeterli olduğunu düşünüyorum. Eğer Kur’an’a bakarsanız, Allah herhangi bir hüküm veya buyruk hakkında genellikle en az iki ya da üç ayet indirmiştir. Mesela Allah’ın haram kıldığı domuz eti Kur’an’da birkaç kez geçer ve sonraki ayetlerde Allah bu konunun altını daha da çizerek insanlara öğüt verir. Ancak ne yazık ki aynı durumu başörtüsü konusunda göremiyoruz. Bu konu Kur’an’da yalnızca bir kez geçer ve hatta burada kullanılan ifadenin gerçekten “başörtüsü” anlamına gelip gelmediği bile tartışılır. Bana göre, eğer Allah başörtüsü hakkında sadece bir ayette konuşuyorsa, bu konuda açık ve kesin bir zorunluluk olmadığını düşünebiliriz. Allah bu ayette her ne kadar “örtülerinizle göğüslerinizi örtün” diye buyursa da, burada geçen örtü aslında sadece bir araçtır. Yani ayette doğrudan “başörtüsü zorunludur” şeklinde açık bir ifade yer almaz. Genel olarak baktığımda, bu konunun çok karmaşık olmadığını ve insanların basit bir mantıkla da gerçeğe ulaşabileceğini düşünüyorum.

Sünni Alimlerin Başörtüsünü Zorunlu Görme Nedenleri

Sünniler bu konuda başörtüsünün var olduğunu ve bunun Allah’ın bir buyruğu olduğunu savunmaktadır. Bunun birçok nedeni bulunmaktadır. Örneğin, en önemli nedenlerden biri hadislerdir. Sünniler hadisleri vahiy kaynaklı kabul ettikleri için, dini konularda hadislere göre hareket eder ve Kur’an’ı anlamak için hadislerden yararlanırlar. Sünni kaynaklarda başörtüsü ve tesettür konusunda sıkça kullanılan bazı hadisler şunlardır: Sahih Buhari ve Sahih Müslim kaynaklarında geçen rivayetlerde, kadınların örtünmesi ve ziynetlerini göstermemesi gerektiği vurgulanır. • Hz. Aişe’den rivayet edilen bir hadiste şöyle geçer: “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin. ‘Başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar’ ayeti inince, eteklerinden parça kesip onunla örtündüler.” • Bu rivayet genellikle Sahih Buhari içinde aktarılır. • Hz. Muhammed’in Esma bint Ebu Bekir’e söylediği rivayet edilen hadis: “Ey Esma! Kadın ergenlik çağına ulaştığında, yüzü ve elleri dışında bedeninin görünmesi uygun değildir.” • Bu hadis Sünen Ebu Davud kaynaklarında geçmektedir. Başka bazı rivayetlerde ise kadınların dışarı çıkarken cilbab veya dış örtü kullanmalarından söz edilir. Bu rivayetler Sünni alimler tarafından tesettürün delilleri arasında gösterilir. İşte bu hadisler nedeniyle Sünniler konuyu bu şekilde anlamakta ve bu görüşü benimsemektedir. Sünni anlayışa göre başörtüsü dini bir zorunluluktur ve kadınların bunu yerine getirmesi gerektiği düşünülmektedir.

Başörtüsünün Dönemin Şartlarıyla İlişkisi

Peki Allah neden bu ayette örtüden bahsetmiştir? Bana göre bunun sebeplerinden biri, o dönemin yaşam koşulları ve Arap toplumunun bulunduğu coğrafyayla ilgilidir. Geçmişte Araplar çoğunlukla çöl bölgelerinde yaşamaktaydı ve burada sık sık kum fırtınaları, sert rüzgarlar ve ağır hava koşulları görülmekteydi. Bu nedenle kadınlar da başlarına örtü takarak kendilerini kumdan, güneşten ve rüzgardan korumaktaydı. Yani örtü kullanımı yalnızca dini bir mesele değil, aynı zamanda dönemin doğal şartlarıyla bağlantılı günlük bir ihtiyaç olarak da görülebilir. Nitekim o dönemde sadece kadınlar değil, erkekler de başlarını örten çeşitli kumaşlar kullanıyordu. Bu yüzden bazı insanlar, ayette geçen örtü ifadesinin tamamen yeni bir şey emretmekten ziyade, zaten kullanılan bir örtünün nasıl kullanılacağına dair bir düzenleme olduğunu düşünmektedir. "Bu açıdan bakıldığında ayetin temel amacının, kadınların mahremiyetini ve iffetini korumaya yönelik olduğu; başörtüsünün ise bu amaç için kullanılan araçlardan biri olduğu yorumu yapılabilmektedir."